1 Haziran 2017 Perşembe

Avukat Ücretleri Bakırköy

Son yıllarda hizmet sektörünün gelişimi ile paralel olarak hayatımızın daha da içine giren bir kavram olarak karşımıza çıkan hukuki temsil olgusu gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Hukuki temsil olgusuna bu kadar fazla ihtiyaç duyulan günümüzde bu ihtiyaç hukuki temsilin yani avukatlık mesleğinin fiyatını serbest piyasa koşulları adı altında arz talep dengesi çerçevesinde belirlemektedir. Hukuki temsile olan talebin bu denli yoğun olması da beraberinde hemen hemen herkesin avukatlık ücretleri konusunda ilgili olması sonucunu doğurmaktadır. İşte bu noktada özellikle İstanbul'un en önemli yerleşim alanlarından birini oluşturan Bakırköy İlçesi de avukat ücretleri hususunda genel anlamda bir çeşitlilik göstermektedir. Bakırköy'ün avukat ücretleri hususunda bu kadar çeşitlilik göstermesi de birçok insanın aklında soru işaretleri oluşturmaktadır. İşte bu noktada avukat ücretleri Bakırköy çevresinde nasıl sorusuna daha iyi bir cevap verebilmek adına bu soru işaretlerini irdelemek ve teker teker yanıtlamak oldukça faydalı olacaktır. Avukat ücretleri Bakırköy civarında nasıl sorusuna ilişkin olarak şu sorular karşımıza çıkmaktadır: Bakırköy boşanma avukatı açısından nasıl Bakırköy icra avukatları açısından nasıl ağır ceza avukatları Ankara çevresinde nasıl bir fiyat tarifesine tabidir ceza avukatı maaşları neye göre belirlenir ceza davasında avukatlık ücreti nasıl hesaplanır ağır ceza avukat ücretleri 2017 yılında değişti mi ceza vekalet ücreti 2017 yılında değişti mi Bakırköy ceza avukatları açısından nasıl 

Bakırköy Boşanma Avukatı

Bakırköy boşanma avukatı açısından nasıl sorusu avukat ücretleri Bakırköy civarında nasıl sorusu ile doğrudan alakalı bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle, Bakırköy boşanma avukatı açısından nasıl  sorusunu avukat ücretleri ekseninde ele aldığımızı yani bu sorudan avukat ücretlerini kastettiğimizi varsayalım. Buna göre Bakırköy'de avukatlık ücretleri oldukça çeşitlilik göstermektedir. Serbest piyasa koşulları çerçevesinde belirlenen avukatlık ücretlerinin Bakırköy gibi yerleşimin yoğun olduğu bir bölgede farklılık göstermemesi mümkün değildir. Bununla beraber, fikir vermesi açısından Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık ücret tarifesini incelemek yararlı olacaktır. Fakat söz konusu ücret tarifesi her ne kadar alt sınır anlamında bir bağlayıcı özellik gösterse de üst sınır anlamında herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, avukat ve müvekkili karşılıklı anlaşmak suretiyle Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık ücret tarifesi üzerinde yer alan bir ücretlendirmenin aksini ön gören bir sözleşme yapabilirler. Buradan hareketle, Bakırköy boşanma avukatı açısından nasıl sorusuna açık ve net bir cevap verebilmek ne yazık ki mümkün olmamaktadır. 


Bakırköy İcra Avukatları


Öncelikle, Bakırköy icra avukatları açısından nasıl sorusu avukat ücretleri Bakırköy çevresinde nasıl sorusu ile doğrudan doğruya bağlantılı bir sorudur. Bakırköy icra avukatları açısından nasıl sorusunu Bakırköy içinde avukatlık ücretleri nasıl sorusu ile ayni anlamda olduğunu varsaymak gerekir. Buna göre, ülkenin her yerinde olduğu gibi serbest piyasa koşulları tarafından belirlenen avukatlık ücretleri Bakırköy çevresinde de serbest piyasa koşulları tarafından belirlenmektedir. Buna ek olarak tabi ki avukatın niteliği ve avukatın yapımı hukuki işlemin niteliği de avukatlık ücreti üzerinde doğrudan belirleyici olmaktadır. Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık ücret tarifesi bu konuda yol gösterici olsa da bağlayıcı niteliği bulunmaması sebebiyle sadece söz konusu ücret tarifesine göre hareket etmek hatalı olacaktır. Çünkü bilindiği gibi avukatın ücretini kendi niteliği ve yaptığı hukuki işlemin çeşidi belirmektedir. Buradan yola çıkarak, Bakırköy icra avukatları açısından nasıl sorusuna açık ve net bir cevap verebilmenin olanaksız olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.  

Ağır Ceza Avukatları Ankara 

Bilindiği gibi Ankara Türkiye'nin en önemli yerleşim bölgelerinden birisi olması sebebiyle her meslek dalında olduğu gibi avukatlık mesleği açısından da oldukça geniş bir fiyat çeşitliliği skalası barındırmaktadır. Zaten sık sık karşımıza çıkan ağır ceza avukatları Ankara çevresinde nasıl bir ücret tarifesine tabidir  sorusu da bu eksendedir. Öncelikle ağır ceza avukatları Ankara çevresinde nasıl bir ücret tarifesine tabidir sorusu doğrudan avukat ücretleri Bakırköy sorusu ile ilişkili değilse de verilecek olan cevap itibari ile benzerlik taşımaktadır. Şöyle ki gerek Bakırköy bölgesi gerek Ankara büyük yerleşim yerleri olmaları sebebiyle geniş bir fiyat skalasını bünyelerinde barındırmaktadırlar. Bununla beraber, gerek Bakırköy'de gerek Ankara'da avukat ücretleri serbest piyasanın getirdiği rekabet koşulları çerçevesinde belirlenir. Buradan hareketle, Ankara için ayrı bir avukatlık ücret tarifesi olmadığını belirtmek gerekiyor zira bu hususta sık sık benzer sorular ile karşılaşmaktayız. Yani ağır ceza avukatları Ankara çevresinde nasıl bir ücret tarifesine tabidir sorusuna ayrı, özel bir cevap vermek mümkün değildir. Çünkü avukatlık ücretlerini avukatın kişisel niteliği, yaptığı hukuki işlemlerin çeşitleri ve bununla beraber serbest piyasa koşulları belirlemektedir. 

Ceza Avukatı Maaşları

Gerek hukuk öğrenimi gören öğrenciler gerek avukatlık mesleğine yeni başlamış olan hukukçular arasında son zamanlarda ceza davalarının sayısının artmasına bağlı olarak merak konusu haline gelen ceza avukatı maaşları neye göre belirlenir sorusu avukat ücretleri Bakırköy çevresinde nasıldır sorusu ile ilintili bir yapıdadır. Şöyle ki son yıllarda ceza davalarının sayısının artması ile birlikte ceza avukatlarına olan talep büyük bir artış göstermektedir. Bu sebeple de avukatlık mesleği icra etmekte olan birçok hukukçu kaçınılmaz olarak ceza hukuku alanına yönelmektedir. İşte tam da bu noktada ceza avukatı maaşları neye göre belirlenir sorusu ayrı bir önem kazanmaktadır. Öncelikle, şunu belirtmek gerekir ki ceza avukatı maaşlarını doğrudan belirleyen bir çizelge ya da hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Zaten ceza avukatı maaşları hususunda belirleyici olan konular avukatın kişisel niteliği ve yaptığı hukuki işlemlerin çeşitleri olarak gösterilebilir. Bunlara ek olarak, serbest piyasa koşulları ceza avukatı maaşları üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla, ceza avukatı maaşları neye göre belirlenir sorusuna verilecek olan bu şekilde olacaktır. 

Ceza Davasında Avukatlık Ücreti

Ceza davasında avukatlık ücreti nasıl hesaplanır sorusu avukat ücretleri Bakırköy çevresinde nasıl sorusu ile doğrudan alakalı bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki ceza davasında avukatlık ücreti nasıl hesaplanır sorusuna açık ve net bir cevap vermek ne yazık ki mümkün değildir. Bununla beraber boşanma davaları için belirlenmiş olan tarife bu konuda fikir verici olacaktır. Buna göre anlaşmalı boşanma için 4800 TL, çekişmeli boşanma için ise 6800 TL öngörülmektedir. Buna ek olarak, maddi ve manevi tazminat talebi içeren boşanma davaları için öngörülen avukat ücreti ise 6800 TL'den az olmamak şartıyla dava değerinin %15'idir. 

Ağır Ceza Avukat Ücretleri 2017

Ağır ceza avukat ücretleri 2017 yılında değişti mi sorusu avukat ücretleri Bakırköy bölgesinde nasıl sorusuna cevap verebilmek adına oldukça önemli bir sorudur. Şöyle ki gerek döviz kuru gerek olumsuz yönde seyreden ekonomik göstergeler gerek artan dava sayıları avukatlık ücretleri artacak şeklinde bir beklentiyi beraberinde getirdi. Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık ücret tarifesi bu noktada fikir vermesi açısından oldukça önemlidir. Ancak söz konusu tarife tavsiye niteliği taşımaktan öteye gidememektedir. Çünkü Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık ücret tarifesi üst sınır anlamında aksi kararlaştırılabilir bir normdur. Yani avukat ve müvekkili karşılıklı anlaşmaları halinde söz konusu ücret tarifesinden farklı bir ücretlendirme ön gören bir sözleşme yapabilirler. 


Ceza Vekalet Ücreti 2017

Ceza vekalet ücreti 2017 yılında değişti mi sorusu son zamanlarda en sık karşımıza çıkan sorulardan birisidir. Ceza Vekalet ücreti 2017 yılında değişecek beklentisi ceza davalarının son yıllarda artmasından ileri gelmektedir. Buna ek olarak, yüksek enflasyon oranları, dalgalanan döviz kuru gibi sebepler de insanları ceza vekalet ücreti 2017 yılında artacak şeklinde bir beklentiye sevk etmektedir. Kaldı ki temel hukuki işlemeler için öngörülen vekalet ücretleri Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan avukatlık ücret tarifesi üzerinde yer almaktadır. Ancak avukatlık ücreti noktasında söz konusu tarife bir tavsiye niteliğinde olup vekalet ücreti hususunda asıl belirleyici esasların avukatın kişisel niteliği ve yaptığı hukuki işlemlerin çeşidi olduğunu bilmek gerekir.   

Bakırköy Ceza Avukatları 

Bakırköy ceza avukatları açısından nasıl sorusu ile sık sık karşılaşmaktayız. Bakırköy ceza avukatları açısından nasıl sorusunu fiyat anlamında değerlendirecek olursak avukatlık ücretinin esas olarak avukat ile müvekkili arasındaki sözleşme tarafından belirlendiğini bilinmesi gerekir. Bu sözleşme de avukatın kişisel niteliği ve yaptığı işin çeşidi gibi etkenlere göre üzerinde anlaşılan bir ücretlendirmeye tabidir. Ancak avukat ücretleri noktasında daha da belirleyici olan unsur serbest piyasa koşulları tarafından belirlenen fiyattır. Bilindiği gibi her bölgede olduğu gibi Bakırköy bölgesinde de avukatlık ücretleri serbest piyasa koşulları çerçevesinde belirlenir. Yani müvekkil olma durumundaki insanlar mümkün olan en az parayı ödemeyi isterler. Ve bu çerçevede vekalet hizmeti sunan insanlardan mümkün olduğu kadar az ücret ödemek suretiyle hizmet satın alırlar. Başka bir ifadeyle, piyasa dengesinde vekalet hizmeti sunanlar ile hukuki temsil ihtiyacı duyan insanlar ödeme anlamında buluşmuş olurlar. Buradan hareketle, sorusuna kesin ve net bir cevap verebilmek mümkün değildir. Çünkü esas belirleyici serbest piyasa koşullarının hizmetin alınacağı anki durumudur. Serbest piyasa koşullarının durumuna ek olarak avukatın kişisel niteliği ve yaptığı hukuki işlemlerin çeşitleri de ücret noktasında belirleyici rol oynamaktadır. 

6 Mart 2017 Pazartesi

Denetimli Serbestlik Şartları

Günümüzde ceza hukuku toplumsal yaşamda büyük oranda caydırıcı olmanın yanında gerek toplumu gerek suç işlemek suretiyle toplumun dışında bırakılmış olan mahkumların iyileştirilmesi misyonunu üstlenmiş bulunmaktadır. Bununla beraber ceza hukukunun özellikle mahkumlar iyileştirici etkisi için kullanmış olduğu birçok araç söz konusudur. Bu araçlardan en yaygın uygulama alanı bulanların başında hiç kuşkusuz denetimli serbestlik kurumu gelmektedir. Peki denetimli serbestlik nedir? Denetimli serbestlik yasa tarafından belirlenen deneme süresi içerisinde mahkumların cezalarının belli bir kısmını sosyal hayata entegre bir şekilde toplum içinde çekmesine imkan tanıyan bir ceza hukuku kurumudur. Böylece suç işlemiş kişilerin topluma yeniden entegre olması ve aileleriyle var olan bağlarının güçlenmesi hedeflenmektedir. Bu tanımdan da anlaşılabileceği üzere denetimli serbestlik ceza hukukunun en önemli ve işlevsel kurumlarının başında gelmektedir. Bunun da bir sonucu olarak oldukça fazla uygulama alanı bulmaktadır. Bu kadar yaygın bir kurumun toplum tarafından tam olarak anlaşılabilmesi de hayatı öneme haizdir. Bu kurumun şartlı tahliye ile karıştırılmaması gerekir. Bu kadar yaygın uygulama alanı bulan bir kurum Hakkında birçok soru ile karşı karşıya kalmaktayız. Denetimli serbestlik kurumunun daha iyi anlaşılabilmesi adına karşımıza sık çıkan soruları teker teker yanıtlamak oldukça yerinde olacaktır. Bu soruları denetimli serbestlik kimleri kapsıyor denetimli serbestlik imza ihlali sonuçları nelerdir denetimli serbestlik yasası son durum nedir denetimli serbestlik uyuşturucu suçları için de geçerli mi denetimli serbestlik kimlere uygulanır denetimli serbestlik imza çizelgesi sorun yaratır mı denetimli serbestlik 2017 yılında farklı hükümlere mi tabi olacak denetimli serbestlik yönetmeliği değişti mi şeklinde sıralayabiliriz. Şimdi bu sorulara kısaca yanıt verelim. 

Denetimli Serbestlik Kimleri Kapsıyor 

Denetimli serbestlik kimleri kapsıyor sorusu denetimli serbestlik hususunda hiç şüphesiz karşımıza çıkan soruların başında gelmektedir. Bu soruya verilecek olan en güzel cevap denetimli serbestlik şartlarını yerine getiren mahkumlar denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilirler şeklinde olacaktır. Peki denetimli serbestlik şartları nelerdir? İlk olarak, denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilmek için son 6 ayın açık cezaevinde geçirilmiş olması gerekmektedir. Ancak bu şart 2020 yılından itibaren uygulanacaktır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus her ne kadar açık cezaevi şartı şu an için uygulanmıyor olsa da mahkumun denetimli serbestlik mekanizmasından yararlanabilmesi için açık cezaevine geçiş hakkı elde etmiş olması gerekliliğidir. Bu duruma ek olarak, denetimli serbestlik mekanizmasından yararlanmak isteyen mahkumların iyi halli olmaları gerekmektedir. Mahkumun iyi halli olup olmadığı ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan bir rapor doğrultusunda belirlenmektedir. Bunun yanında, mahkumun denetimli serbestlik kurumundan yararlanma yönünde iradesini taşıyan bir dilekçe ile bu iradeyi resmi mercilere bildirmesi de denetimli serbestlikten yararlanma hususunda bir diğer şart olarak karşımıza çıkmaktadır. Denetimli serbestlik yasasından yararlanma talebi içeren dilekçe İnfaz Hakimliği tarafından değerlendirmeye alınarak mahkumun denetimli serbestlik yasasından yararlanıp yararlanamayacağı hususu karara bağlanır. 

Denetimli Serbestlik İmza İhlali Sonuçları 

Denetimli serbestlik imza ihlali sonuçları nelerdir sorusu hiç kuşkusuz denetimli serbestlik hakkında karşımıza en sık çıkan soruların başında gelmektedir. Bu durumun en önemli sebebi mahkumların büyük bir çoğunluğunun denetimli serbestlik ile cezalarının sona erdiği düşüncesine kapılması ve bu önemli resmi prosedürleri yeteri kadar dikkate almaması olarak gösterilebilir. Peki denetimli serbestlik imza ihlali sonuçları nelerdir? Öncelikle, denetimli serbestlik sürecinde imza ihlali yapmış olan mahkumlar 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 1/2 oranında infaz indiriminden yararlanabilirler. Buna karşın, denetimli serbestlik yasası gereği 2 yıllık denetimli serbestlik uygulamasından yararlanamazlar. Aynı durum imza ihlali yapanların yanı sıra seminer ihlali, belli saatlerde resmi makamların belirlediği yerde olmama, elektronik kelepçeyi çıkarma eyleminde bulunan kişiler için de geçerlidir. 

Denetimli Serbestlik Yasası Son Durum 

Denetimli serbestlik yasası son durum nasıl sorusu oldukça sık karşımıza çıkan bir diğer sorudur demek yanlış olmaz. Bu sorunun son zamanlarda daha sık sorulmasının en önemli sebepleri arasında 2015 yılında yapılan yargısal reformlar ve 2016 yılındaki OHAL süreci ile birlikte birçok suç çeşidi için cezai indirim belirlenmiş olması ve bu durumun da toplumun genelinde büyük bir beklenti yaratması gösterilebilir. Peki denetimli serbestlik son durum nasıl? Bilindiği gibi denetimli serbestlik kanun tarafından belirlenen belli bir deneme süresi boyunca iyi halli olan mahkumun cezasının bir kısmını sosyal hayata tamamen entegre bir şekilde ve toplum yaşamına dahil olarak çekmesine olanak tanıyan ceza hukuku kurumu olarak tanımlanmaktadır. Denetimli serbestlik yasasından yararlanabilmek için öncelikli olarak açık cezaevine ayrılma hakkının elde edilmiş olması gerekmektedir. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu şartın 2020 yılına kadar geçerli olmasıdır. Yani 2020 yılından itibaren mahkumların denetimli serbestlik mekanizmasından yararlanabilmek için 6 ay açık cezaevinde kalması şartı aranacak. Bunun yanında, denetimli serbestlik yasasından yararlanmak için mahkumun iyi halli olması gerekmektedir. Mahkumun iyi halli olup olmadığı mahkumun cezasını çektiği infaz kurumunun idaresi tarafından düzenlenen bir rapor vasıtasıyla karara bağlanır. Bununla beraber, denetimli serbestlik yasasının son haline göre denetimli serbestlikten yararlanmak isteyen mahkum denetimli serbestlikten yararlanmak istediğini belirten bir dilekçe yazmak suretiyle bu iradesini resmi makamlara bildirmek zorundadır. Bu duruma ek olarak mahkumun denetimli serbestlik talebi kabil edilirse mahkum kendisine ait olan yükümlülükleri yerine getirmek durumundadır. Örneğin kendisine bir kamu hizmeti görevi verilmişse ya da başka bir şeyi yapması ya da yapmaması istenmiş ise mahkum bunlara uymakla yükümlüdür. Ayrıca resmi makamlar tarafından mahkumun belli bir yerde kalması o yerin dışına çıkmaması istenmiş ise mahkum bu isteğe uymak zorundadır. 

Denetimli Serbestlik Uyuşturucu 

Denetimli serbestlik uyuşturucu suçları için de geçerli mi sorusu uyuşturucu suçlarının oldukça yaygın olduğu günümüzde fazlasıyla karşımıza çıkan bir soru olarak gösterilebilir. Denetimli serbestlik mekanizmasının en sık uygulama alanı bulduğu suç çeşitlerinden biri uyuşturucu suçu olarak gösterilebilir. Uyuşturucu kullanma suçu sebebiyle mahkum olanların daha önce aynı suçu işlemiş olmaları durumunda denetimli serbestlik yasasından yararlanma olanakları mevcuttur. Uyuşturucu suçu sebebiyle mahkum olanlar denetimli serbestlik mekanizmasından yararlanma imkanı bulmaları halinde mahkeme tarafından bir tedavi sürecine sokulmaktadırlar. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu tedavi sürecinin bir zorunluluk olmasıdır. Başka bir deyişle, mahkemenin bu hükmüne uymayan mahkumlar için denetimli serbestlik imkanı ortadan kalkmaktadır. 

Denetimli Serbestlik Kimlere Uygulanır 

Denetimli serbestlik kimlere uygulanır sorusu denetimli serbestlik hakkında karşımıza en sık çıkan sorulardan birisidir. Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz denetimli serbestlik şartlarında saklıdır. Buna göre, mahkumun açık cezaevine ayrılma hakkını elde etmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, mahkumun açık cezaevine ayrılma şartlarını yerine getirmiş olması gerekmektedir. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu şartın 2020 yılına kadar geçerli olduğu gerçeğidir. 2020 yılından itibaren mahkumun 6 ayını açık cezaevinde geçirmesi şartı aranacaktır. Bunun yanında, denetimli serbestlik yasasından yararlanmak isteyen mahkumun iyi halli olması gerekmektedir. Mahkumun iyi halli olduğu mahkumun cezasını çektiği ceza infaz kurumunun idaresi tarafından düzenlenen bir rapor vasıtasıyla karara bağlanır. Buna ek olarak, mahkumun denetimli serbestlik yasasından yararlanma iradesini taşıyan bir dilekçe ile bu iradesini resmi makamlara iletmesi gerekmektedir. 

Denetimli Serbestlik İmza Çizelgesi 

Denetimli serbestlik imza çizelgesi sorun yaratır mı sorusuna verilecek olan en güzel cevap evet şeklinde olacaktır. Şöyle ki denetimli serbestlik süresi boyunca mahkumun imza çizelgesine belirli aralıklarla imza atması gerekmektedir. Aksi takdirde yani imza ihlali durumunda denetimli serbestlik tedbiri ortadan kaldırılır. Bununla beraber mahkumun 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname tarafından sağlanan imkandan yararlanması mümkün olmaz. 

Denetimli Serbestlik 2017  

Denetimli serbestlik 2017 yılında farklı hükümlere mi tabi olacak sorusu bu sıralar oldukça sık karşımıza çıkmaktadır. Bu durumun en önemli sebebi olarak 2015 yılında yapılan ve yargısal alanda reform sayılabilecek değişikliklerin yapılmış olması ve buna ek olarak 2016 yılında yaşanan ve halen devam etmekte olan OHAL süreci ve beraberinde gelen cezai indirimler gösterilebilir. Özellikle çeşitli suç türleri için yapılan bu cezai indirimler toplumun büyük bir kesiminde denetimli serbestlik şartlarının mahkumlar lehine değişeceğine yönelik bir beklentinin oluşmasına neden oldu demek yanlış olmaz. Peki denetimli serbestlikte şu anki mevcut durum nasıl? Öncelikle, denetimli serbestlik yasasından yararlanmak isteyen mahkumların iyi halli olması gerekmektedir. Mahkumun iyi halli olması ya da olmaması cezasının infaz edildiği ceza infaz kurumunun idaresi tarafından hazırlanan bir rapor doğrultusunda belirlenmektedir. Bunun yanında, denetimli serbestlik yasasından yararlanmak isteyen mahkumun açık cezaevine ayrılma hakkı elde etmiş olması da gerekmektedir. 2020 yılından itibaren mahkumların denetimli serbestlik yasasından yararlanabilmeleri için açık cezaevinde 6 ay kalmış olmaları şartı aranacaktır. Ancak mevcut durumda mahkumların denetimli serbestlik yasasından yararlanabilmek için açık cezaevine ayrılma hakkını elde etmiş olmaları yeterlidir. Buna ek olarak, mahkumların denetimli serbestlik yasasından yararlanmak için denetimli serbestlik mekanizmasından yararlanma doğrultusunda olan iadelerini taşıyan bir dilekçe yazmaları da gerekmektedir.   

Denetimli Serbestlik Yönetmeliği Değişti Mi 

Denetimli serbestlik yönetmeliği değişti mi sorusu denetimli serbestlik hususunda oldukça sık karşımıza çıkan sorulardan birisi olarak gösterilebilir. Son 2 yılda denetimli serbestlik yönetmeliği değişti mi sorusunun bu kadar sık karşımıza çıkmasının sebebi hiç şüphesiz 2015 yılında yargı alanında reform sayılabilecek değişikliklerin yapılması, 2016 yılındaki OHAL süreci sonrasında birçok suç çeşidi ile ilgili olarak mahkumlar lehine düzenlemelerin yapılması ve bu reformların çeşitli basın yayın organlarında abartılı olarak gösterilmesi sonucu toplumun büyük bir kesiminde denetimli serbestlik yönetmeliği hususunda mahkumlar lehine önemli değişiklikler yapılacağı yönünde bir beklentinin oluşması gösterilebilir. Yani şu an için bu soruda kastedildiği şekilde mahkumlar lehine bir değişiklik bulunmamaktadır. 

25 Şubat 2017 Cumartesi

Koşullu Salıverilme Şartları

Koşullu salıverilme hiç şüphesiz gerek mahkumların gerek mahkum ailelerinin cezanın infazı sürecinde en büyük beklentilerinin başında gelmektedir. Fakat bu ceza hukuku kurumu cezaların caydırıcı etkisini yok etmemek adına belli başlı şartlar gerektirmektedir. Bu şartlara geçmeden önce koşullu salıverilme nedir onu kısaca açıklayalım. Koşullu salıverilme hükmolunan cezasının belli bir kısmını iyi halli olarak geçiren hükümlünün bir takım şartların sağlanması halinde cezasının kalanını toplum içinde çekmesine olanak tanıyan bir ceza hukuku kurumudur. Koşullu salıverilme kurumunun temel amacı hiç kuşkusuz topluma zararı dokunmayacak mahkumların sosyal hayata geri dönerek adapte olmaları ve buna ek olarak mahkum ailelerinin cezaya bağlı ortaya çıkacak sorunlardan korunması şeklinde sıralanabilir. Bu kadar önemli bir ceza hukuku kurumunun benzer özellikler gösteren bir başka ceza hukuku kurumu olan denetimli serbestlik ile karıştırılmaması gerekir. Denetimli serbestlik ise kanunda belirlenen bir süre çerçevesinde hükümlünün cezasının belli bir kısmını sosyal hayat içerisinde çekmesine olanak tanıyan ceza hukuku kurumudur. Bu iki ceza hukuku kurumunun bu kadar benzer özellikler göstermesinin de bir sonucu olarak koşullu salıverilme kurumu toplumun geneli tarafından tam olarak anlaşılmamaktadır. Bu durumun da bir sonucu olarak koşullu salıverilme şartları hakkında birçok soru ile karşı karşıya kalmaktayız. Bu soruları kısaca şartlı tahliye 2017 yılında farklı hükümlere mi tabi olacak koşullu salıverme madde kaçta düzenlenmiştir koşullu salıverme ve denetimli serbestlik arasında ne farklar vardır koşullu salıverme dilekçe örneği nasıl yazılır şartlı tahliye yasası değişecek mi koşullu salıverilme nedir şeklinde sıralayabiliriz.


Koşullu Salıverilme Nedir

Öncelikle, koşullu salıverilme nedir sorusu koşullu salıverilme şartlarını açıklamadan önce yanıtlanması gereken bir sorudur. Koşullu salıverilme nedir sorusuna verilecek olan en güzel cevap koşullu salıverilme bir başka deyişle şartlı tahliye cezasının bir kısmını bir ceza infaz kurumunda iyi halli olarak tamamlayan hükümlünün cezasının kalan kısmını kanun koyucunun belirlemiş olduğu şartlar çerçevesinde sosyal hayata entegre bir şekilde toplum içerisinde çekmesine imkan tanıyan bir ceza hukuku kurumudur şeklinde olacaktır. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus koşullu salıverilme kurumunun denetimli serbestlik kurumu ile karıştırılmaması gerekliliğidir. Denetimli serbestlik kurumu kanun koyucu tarafından belirlenen bir denetim süreci boyunca kişinin cezasını toplum içinde ve sosyal hayata entegre bir şekilde tamamlamasına imkan tanıyan bir ceza hukuku kurumu iken koşullu salıverilme diğer bir deyişle şartlı tahliye ise hükümlünün cezasının bir kısmını bir ceza infaz kurumunda iyi halli olarak tamamladıktan sonra cezasının kalan kısmını toplum içerisinde ve sosyal hayata entegre bir şekilde tamamlamasına olanak veren bir ceza hukuku kurumudur. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme arasındaki bir diğer fark ise denetimli serbestlik kurumunun hükümlü şüpheli ya da sanık durumundaki kişiye toplumla tekrar bütünleşebilmesi için gerekli her türlü hizmeti, programı ve kaynağı kapsıyor oluşudur. Denetimli serbestlik kurumunun bu özelliği de sanık ya da hükümlü durumundaki kimsenin toplum hayatına tekrar kazandırılması ve tekrar suç işlenmesi ihtimalinin azaltılabilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Ayrıca mahkumun koşullu salıverilme tarihi denetimli serbestlik yasasından yararlanması hususunda oldukça önemlidir. Şöyle ki, koşullu salıverilme tarihine 1 yıl kalan iyi halli bir hükümlü belirli şartların oluşması halinde denetimli serbestlik yasasından yararlanma imkanına sahiptir. Bununla beraber hükümlü müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş ise cezasının 24 yılını bir ceza infaz kurumunda geçirmiş olması halinde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilir. Bunun yanında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olan bir hükümlü cezasının 30 yıllık kısmını bir ceza infaz kurumunda geçirmesi durumunda hükümlerinden yararlanabilir. Buna ek olarak, siyasi suçlar ya da örgütlü suçlar nedeniyle mahkum edilmiş olan bir hükümlü cezasının 3/4'lük kısmını bir ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi halinde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanma olanağına sahiptir. Diğer suçlar nedeniyle mahkum olmuş hükümlüler mahkum edildikleri hapis cezasının toplam süresinin 2/3'ünü iyi halli olarak geçirmeleri durumunda koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilirler.


Şartlı Tahliye 2017

Şartlı tahliye 2017 yılında farklı hükümlere mi tabi olacak sorusu hiç kuşkusuz şartlı tahliye hakkında karşımıza en sık sorulan soruların başında gelmektedir. 2015 ve 2016 yılında yargının birçok alanında yapılan reformlar ve 2016 yılında OHAL süreci ile birlikte ceza hukuku alanında yapılan değişiklikler ve ceza indirimleri hiç şüphesiz toplumun belli bir kesiminde şartlı tahliye koşullarının hükümlüler lehine değişeceğine yönelik beklentilerin oluşmasına neden oldu. Bu durumun bir diğer sebebi de çeşitli basın yayın organlarında şartlı tahliye koşulları değişiyor şeklinde haberlerin yapılmış olması da gösterilebilir. Bütün bu beklentilerin bir sonucu olarak da şartlı tahliye 2017 yılında farklı hükümlere tabi mi olacak şeklinde birçok soru ile karşı karşıya kalmaktayız. Bu soruya verilecek olan en net cevap hayır şeklinde olacaktır. Her ne kadar 2016 yılındaki OHAL süreci ile birlikte birçok suç çeşidinden hüküm giymiş birçok insanın lehine düzenlemeler yapılmış olsa da şartlı tahliye hükümleri hakkında herhangi bir güncelleme en azından şu an için kanun koyucunun gündeminde bulunmamakta demek çok da yanlış olmayacaktır.


Koşullu Salıverme ve Denetimli Serbestlik

Koşullu salıverme ve denetimli serbestlik arasında ne farklar vardır sorusu koşullu salıverme ve denetimli serbestlik hususunda hiç kuşkusuz karşımıza en çok çıkan soruların başında gelmektedir. Bunun yegane sebebi bu iki ceza hukuku kurumunun yani koşullu Salıverme ve denetimli serbestlik kurumlarının birbirine benzer özellikler taşıyor olmasıdır. Bu açıdan bakıldığı zaman koşullu salıverme ve denetimli serbestlik arasında ne farklar vardır sorusuna cevap verebilmek için koşullu salıverme ve denetimli serbestlik kurumlarını teker teker açıklamak oldukça yararlı olacaktır. Öncelikle, koşullu salıverme cezasının bir kısmını bir ceza infaz kurumunda iyi halli olarak çeken bir mahkumun cezasının kalan kısmını kanunun ön gördüğü çerçevede belli kurallara uymak kaydıyla topluma entegre bir şekilde ve sosyal hayatın içinde çekmesine olanak tanıyan bir ceza infaz kurumudur. Bununla beraber, denetimli serbestlik ise mahkumun yasa tarafından belirlenen deneme süresi içerisinde kanun koyucunun belirlemiş olduğu şartlar çerçevesinde cezasını sosyal hayat içerisinde çekmesine imkan veren ceza hukuku kurumudur. Buna ek olarak, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme arasındaki bir diğer fark ise denetimli serbestlik kurumunun hükümlü şüpheli ya da sanık durumundaki kişiye toplumla tekrar bütünleşebilmesi için gerekli her türlü hizmeti, programı ve kaynağı kapsıyor oluşudur. Denetimli serbestlik kurumunun bu özelliği de sanık ya da hükümlü durumundaki kimsenin toplum hayatına tekrar kazandırılması ve tekrar suç işlenmesi ihtimalinin azaltılabilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.


Koşullu Salıverme Madde

Koşullu salıverme madde kaçta düzenlemektedir sorusuna verilecek olan en net cevap 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu içerisinde koşullu salıverilme madde 107 içerisinde düzenlemektedir şeklinde olacaktır. Koşullu salıverilme diğer bir deyişle şartlı tahliye koşulları da aynı madde içerisinde düzenlenmektedir.


Koşullu Salıverme Dilekçe Örneği

Koşullu salıverme dilekçe örneği koşullu salıverme kavramı hakkında karşımıza sık sık gelen bir başka sorudur. Koşullu salıverme ile denetimli serbestlik kurumlarının etkileşim içinde olduğu ve birinin tarihinin diğerini etkilediği düşünüldüğü zaman denetimli serbestlik dilekçe örneğini de göstermek oldukça yerinde olacaktır. Buna göre denetimli serbestlik talep eden bir dilekçe aşağıdaki gibi olmalıdır.


İSTANBUL ANADOLU İNFAZ HÂKİMLİĞİNE


DOSYA NO : 2017/……… ESAS
KARAR NO : 2017/……… KARAR
İLAMAT NO : 2017/…….. İLAMAT
HÜKÜMLÜ : Mehmet Turan, T.C NO: ………………
Adres
VEKİLİ : Avukat Ahmet Bulut
DOSYA KONUSU: DENETİMLİ SERBESTLİKTEN YARARLANMA VE TAHLİYE TALEBİMİZDİR.


AÇIKLAMALAR


1- Şahsım, Bakırköy ( ) Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/... Esas ve 2017/... karar sayılı kararıyla cezalandırılmıştır.


2- Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine kararın infazı için 01.01.2017 tarihinde cezaevine teslim oldum, bu tarihten itibaren cezamın infazına başlanmıştır.


3-Cezaevinde kaldığım süre boyunca “iyi halli” olarak cezam infaz edildi. Bunun yanında, ceza süresince herhangi bir disiplin cezam bulunmamaktadır.


4- Şahsım sabit ikametgah sahibidir. Evliyim ve geçindirmek zorunda olduğum çocuklarım vardır. Ailem cezaevinde olmam sebebiyle maddi ve manevi zarar görmüştür.


5- İnfaz Hakimliğinizin somut durumumu ve “iyi halli hükümlü” durumumu değerlendirerek denetimli serbestlikten yararlanmam yönünde karar vermesini talep ediyorum.


SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda açıkladığım üzere şahsım denetimli serbestlikten yararlanmak için gereken tüm koşulları sağladığından, hakkımda İnfaz Hakimliğinizin uygun göreceği denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak tahliyeme karar verilmesini talep ederim. 01.08.2017


Hükümlü Mehmet Turan İmza


Şartlı Tahliye Yasası

Şartlı tahliye yasası 2017 yılında değişti mi sorusu belki de şartlı tahliye özelinde karşımıza en sık çıkan sorulardan biridir. Bu soruya cevap vermeden önce bu hususta yakın geçmişte yargı alanında gerçekleştirilen reformları incelemek oldukça yerinde olacaktır. 2015 ve 2016 yılında yargının birçok alanında yapılan reformlar ve 2016 yılında OHAL süreci ile birlikte ceza hukuku alanında yapılan değişiklikler ve ceza indirimleri hiç şüphesiz toplumun belli bir kesiminde şartlı tahliye koşullarının hükümlüler lehine değişeceğine yönelik beklentilerin oluşmasına neden oldu. Bu durumun bir diğer sebebi de çeşitli basın yayın organlarında şartlı tahliye koşulları değişiyor şeklinde haberlerin yapılmış olması da gösterilebilir. Her ne kadar 2016 yılındaki OHAL süreci ile birlikte birçok suç çeşidinden hüküm giymiş birçok insanın lehine düzenlemeler yapılmış olsa da şartlı tahliye hükümleri hakkında herhangi bir güncelleme en azından şu an için kanun koyucunun gündeminde bulunmamakta demek çok da yanlış olmayacaktır.

9 Şubat 2017 Perşembe

Şantaj Suçu ve Cezası

Şantaj nedir sorusuna verilecek birçok cevap mevcut olmakla birlikte son yıllarda kitle iletişim araçlarının artması ile birlikte daha sık görünür hale gelen şantaj suçu ne yazık ki çoğu zaman mağdurun şantaj konusu sebebiyle şikayette bulunmaması sonucu herhangi bir cezai yaptırım ile karşılaşmamaktadır. Bu durum da şantaj suçunun cezasını caydırıcı olmaktan uzak bir hale getirmektedir. Şantaj suçunun birçok farklı tanımı olduğuna değinmiştik. Peki şantaj suçu kısaca nedir? Şantaj suçu bir kimseyi haksız çıkar elde etmek saikiyle hukuka aykırı ya da yükümlülüğü bulunmayan bir eylemi yapmaya veya yapmamaya zorlama eylemi sonucu ortaya çıkan bir suç çeşididir. Bu suç çeşidinde fail mağduru yapmasını ya da yapmamasını istediği fiilin aksi bir davranışta bulunması halinde haysiyet ve şerefini küçük düşürecek bir bilgiyi ifşa etmekle tehdit etmektedir. Şantaj suçunun bu kadar geniş bir tanımı olması bu suçun her kesim tarafından yeteri kadar iyi anlaşılmasına engel olmakla beraber bu suç çeşidinin tehdit suçu ile karıştırılmasına neden olmaktadır. Bunun da bir sonucu olarak şantaj suçu özelinde birçok soru ile karşı karşıya kalmaktayız. Bu sorular  şantaj suçu şikayete bağlı mı şantaj davası ne kadar sürer şantaja karşı ne yapmalı şantaj suçu yargıtay kararı genel olarak ne yöndedir şantaj suçu şikayete bağlı mı şantaj nasıl yapılır mesajla tehditin cezası nedir şantaj nedir telefonla tehditin cezası nedir şeklindedir. 

Şantaj Nedir

Şantaj nedir sorusuna verilecek birçok cevap vardır. Bazen bir söz bazen bir hareket bazen bir mesaj bazen bir mail bu kadar çeşitlenen iletişim imkanları düşünüldüğü zaman şantaj suçunun tek bir tanımı olmasını beklemek mümkün değildir. İşte bu sebeple şantaj suçu nedir sorusuna Türk Ceza Kanunu içerisinde yer alan şantaj suçu tanımından hareketle cevap vermek oldukça yerinde olacaktır. Buna göre hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi şantaj suçu işlemiş olur. 

Şantaja Karşı Ne Yapmalı

Şantaja karşı ne yapmalı sorusu belki de şantaj suçu ile ilgili karşımıza çıkan en önemli soru olarak gösterilebilir. Şantaj suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu durumun en önemli sebebi olarak şantaj suçunun tehdit suçunun özel bir şeklini oluşturuyor olması gösterilebilir. Şantaj suçunun şikayete tabi bir suç olmamasının bir sonucu da şantaj suçunun kovuşturulmasının ve soruşturulmasının re'sen yapılmasıdır. Başka bir ifadeyle, şantaj suçunun takibi resmi makamlar tarafından öğrenildikten sonra kendiliğinden yapılır yani şantaj suçu mağdurunun herhangi bir şikayette bulunması gerekmez. Buradan hareketle, şantaj suçu savcılık tarafından kendiliğinden takip edilir. Ancak suç resmi makamlar tarafından bilinmiyor ise şantaj suçu mağduru olan kişinin yaşadığı yerdeki Cumhuriyet Savcılığı'na durumu bir dilekçe yazmak suretiyle bildirmesi gerekmektedir. Bu süreçte bir avukattan yardım almak hayatı öneme haizdir. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus şantaj suçu içeren unsurların (mesaj, mail, mektup vs) ispat açısından silinmemesi ve şikayet dilekçesine eklenmesidir. Şantaj suçu şikayet sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise şikayet açısından sınırlayıcı bir sürenin bulunmamasıdır. Buna karşın şantaj suçunda dava zamanaşımı süresi mevcuttur. Bu süre 8 yıldır. Yani şantaj suçu mağduru olan kişi bu suçu 8 yıl içinde resmi makamlara bildirmelidir. Bu 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolarsa şantaj suçu ile ilgili soruşturma yapılamaz. 

Şantaj Nasıl Yapılır

Şantaj nasıl yapılır sorusuna verilecek olan en net cevap Türk Ceza Kanunu içinde yer alan şantaj suçu tanımında verilmiştir. Buna göre hakkı olan ya da yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlamak şeklinde tanımlanan şantaj suçu Türk Ceza Kanunu'nun 107. Maddesinde tanımlanmaktadır. 

Mesajla Tehditin Cezası

Mesajla tehdit belki de şantaj suçunun en çok eklemleştiği eylemlerden birisidir. Bütün işlemlerin internet ve akıllı telefonlar üzerinden yapıldığı günümüzde mesajla tehdit etmek şantaj suçunun da tehdit suçunun da en yaygın şeklini oluşturmaktadır. Şunu belirtmek gerekir ki mesajla tehditin normal tehdit suçundan herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Aynı durum şantaj suçu için de geçerlidir. Çünkü sanal ortamda yapılan eylemler ile gerçek hayatın olağan akışı içince yapılan eylemlerin cezai yaptırım açısından suç niteliği taşımaları halinde herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Ancak mesajla tehdit  ya da mesajla şantaj suçlarının ispatı daha kolaydır. Bu açıdan failin cezai yaptırım ile karşılaşması daha olasıdır demek doğru olacaktır. 

Telefonla Tehditin Cezası

Telefonla tehditin cezası nedir sorusu en çok karşımıza çıkan soruların başında gelmektedir. Bu durumun nedeni hiç kuşkusuz birçok insanın normal hayatta gerçekleştirmekten çekindikleri eylemleri telefonla ya da internet ile iletişim imkanı veren bir cihazla yapmasıdır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki telefonla tehdit ile normal tehditin cezai yaptırım bakımından herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, telefonla tehdit eden bir kişi ile gerçek hayatta tehdit eden bir kişi aynı cezayı alacaktır. Bu ceza da tehdit suçunun basit hali söz konusu ise mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olmakla birlikte tehdit suçunun nitelikli hali için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Telefonla Tehditin cezası ile ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi hiç şüphesiz tehdit suçu mağduru olan kişinin tehdit suçunun varlığını kanıtlamak adına fail ile olan konuşmasını izinsiz olarak kaydetmemesi gerekliliğidir. Çünkü böyle bir eylem mevcut suç için kanıt toplamak için başka bir suça sebebiyet verebilmektedir. 

Şantaj Davası Ne Kadar Sürer

Şantaj davası ne kadar sürer sorusu şantaj suçu ile ilgili olarak karşımıza en sık çıkan soruların başında gelmektedir. Bunun sebebi insanların diğer birçok suça göre nispeten daha hafif olarak gördüğü bu suç için mahkemelerin uzun dava süreçleri ile uğraşmak istememeleri olarak gösterilebilir. Ancak şantaj davası ne kadar sürer sorusunun net bir cevabı ne yazık ki bulunmamaktadır. 

Şantaj Suçu Yargıtay Kararı

Şantaj suçu Yargıtay kararı genel olarak ne yöndedir sorusuna verilecek olan cevap Yargıtay'ın geçmiş içtihatlarına bakılarak bulunabilir. Buna göre Yargıtay'a intikal eden bir çok davada yerel mahkemenin verdiği cezanın Yargıtay tarafından delil yetersizliği, hukukun genel ilkeleri gibi sebeplerle hafifletildigi ya da tamamen ortadan kaldırıldığı görülmektedir.Tabi ki geçmiş içtihatlar arasında Yargıtay'ın yerel mahkemenin kararını onadığı içtihatlar da bulunmaktadır. 






7 Şubat 2017 Salı

Hapis Cezasının Ertelenmesi

Hapis cezasının ertelenmesi mahkumiyeti kesinleşmiş olan hükümlüler ve yakınları için hiç şüphesiz en büyük umut kaynağıdır. Cezanın infazından vazgeçilmesini sağlayan bu ceza hukuku kurumu kanun koyucunun öngörmüş oldugu bazı şartların bir arada gerçekleşmesi durumunda hükümlünün belli bir süreyi iyi halli olarak geçirmesi sonrasında cezanın infaz edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Bu ceza hukuku kurumunun belli şartlar gerektiriyor olması bu hususta bazı kavram karmaşalarına mahal vermektedir. Bu kavram karmaşalarını ortadan kaldırmak için hapis cezasının ertelenmesi kurumu ile ilgili karşımıza sık sık çıkan soruları teker teker yanıtlamak oldukça faydalı olacaktır. Bu sorular genel olarak kesinleşmiş hapis cezası paraya çevrilir mi kesinleşmiş cezanın ertelenmesi nasıl olur infazın ertelenmesi nedir ceza erteleme sonrası tekrar suç işleme durumunda ne olur infazın ertelenmesi dilekçe örneği nasıl yazılır cezanın ertelenmesi sabıka kaydı açısından ne sonuç doğurur mahkeme neden ertelenir cezanın ertelenmesi temyiz edilebilir mi

Kesinleşmiş Hapis Cezası Paraya Çevrilir Mi

Kesinleşmiş hapis cezası paraya çevrilir mi sorusuna cevap vermeden önce hapis cezasının ertelenmesi kavramını açıklamak oldukça yerinde olacaktır. Verilmiş olan bir hapis cezasının kanun koyucunun belirlı şartların meydana gelmesi sonucunda infaz edilmeksizin hükümlünün belli bir denetim süresine tabi olması durumu hapis cezasının ertelenmesi olarak ifade edilir. Peki kesinleşmiş hapis cezası para cezasına çevrilir mi? Bu soruya verilecek en net cevap süresi 1 yılı aşmayan hapis cezalarının para cezasına çevrilmesi mümkündür şeklinde olacaktır. Başka bir deyişle, süresi 1 yılı aşan hapis cezalarının hiçbir şekilde para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus hüküm hapis cezası olarak verildikten sonra kesinleşirse yine hapis cezasını para cezasına çevirmek mümkün olmamaktadır. 


Kesinleşmiş Cezanın Ertelenmesi 

Kesinleşmiş cezanın ertelenmesi nasıl olur sorusuna verilecek en güzel cevap süre olarak 2 yıl ya da daha az süreli hapis cezalarının ertelemek mümkündür şeklinde olacaktır. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus sanığın hapis cezasının ertelenmesi için daha önce kasıtlı bir suç dolayısıyla bu 3 aydan fazla hapis cezası almamış olması gerekliliğidir. Ancak bu şarta ek olarak sanığın yargılama süreci boyunca mahkeme heyetinde pişman olduğu yönünde bir izlenim ve buna binaen bu mahkum bir daha suç işlemez kanısının oluşması gerekmektedir. Ayrıca suç sebebiyle oluşan zararın tazminat hapis cezasının ertelenmesi için bir şart olarak öne sürülebilir. Peki hapis cezası ertelenince ne olur? Hapis cezası ertelenen hükümlü 1 ile 3 yıl arasında bir denetim süresine tabi olur. Bu denetim süresi içerisinde benzer bir suçu tekrar işlerse ya da kendisine getirilmiş olan yükümlülüklere aykırı bir tavır sergilerse cezasının bir kısmının ya da tamamının infaz edilmesine karar verilebilir. 

İnfazın Ertelenmesi

Öncelikle, infazın ertelenmesi nedir sorusuna verilecek olan cevap yargı mercileri tarafından verilmiş olan bir hapis cezasının uygulanmasının ertelenmesi durumu şeklinde olacaktır. Bu tanımı açacak olursak infazın ertelenmesi daha önce kasten işlenmiş bir suç sebebiyle 3 aydan fazla mahkum olmamış ve mevcut durumda 2 yıldan fazla hapis cezası almamış olan mahkumlar için hapis cezasının mahkeme tarafından ertelenmesi durumu olarak açıklanabilir. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu 2 yıllık sürenin 65 yaşından büyükler için ve buna ek olarak 18 yaşından küçükler için 3 yıla kadar çıkabilmesidir. Bir başka deyişle, mevcut durumda 2 yıldan fazla hapis cezasına mahkum olmamış olan ve daha önce kasten işlenmiş bir suç sebebiyle 3 aydan fazla mahkum olmamış 18 yaşının altındaki ve 65 yasin üstündeki kişiler için hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. 

Ceza Erteleme Sonrası Tekrar Suç İşleme 

Ceza erteleme sonrası tekrar suç işleme ne sonuç doğurur sorusuna verilecek 2 cevap vardır. Yani ceza erteleme sonrası tekrar suç işleme 2 farklı sonuç doğurur. Bunlardan ilki ertelenmiş olan cezanın infaz edilmesidir. Bu infaz tamamen uygulanabileceği gibi kısmen de uygulanabilir. Bu sonuçlardan ikincisi ise son işlenen suçta infazın ertelenmesi imkanından yararlanamamaktır. Yani bu durumda son işlenen suç infazın ertelenmesi şartlarına uygun olsa bile infazın ertelenmesi söz konusu olmaz. 


İnfazın Ertelenmesi Dilekçe Örneği 

Bize en çok yönelen soruların başında hiç şüphesiz infazın ertelenmesi dilekçe örneği nasıl yazılır sorusu gelmektedir. Buradan hareketle infazın ertelenmesi dilekçe örneği aşağıdaki şekilde olmalıdır. 

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

İNFAZIN ERTELENMESİNİ İSTEYEN (SANIK):

SANIK VEKİLİ:

DAVACI: Kamu 

MÜDAHİL: 

SUÇ: Hırsızlık 

TALEP NEDENLERİ: 
1. Müvekkilim ... , .... Asliye Ceza mahkemesinin .../.../... tarihli esas ve ... ilamı ile ... yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Söz konusu karar tarafımızca temyiz edilmiş ancak Yargıtay ... Ceza Dairesi tarafından onanmış ve .../.../... tarihinde kesinleşmiştir. Müvekkilime verilen ceza infaz aşamasına gelmiştir. 

2. Ancak müvekkilim ekte sunmuş olduğumuz doktor raporlarından da görüleceği gibi ilerleyen yaşı ve buna bağlı ortaya çıkmış olan hastalıkları sebebiyle cezanın infaz edilmesi müvekkilim açısından hayati bir tehlike meydana getirecektir. 

3. Bu sebeple müvekkilim hakkında iş bu infazın ertelenmesi talebinde bulunmak zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda belirtilen nedenlerle müvekkilim hakkında kesinleşen ve infaz aşamasına gelen cezanın CMK m. 399 hükümleri gereğince ertelenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 

.../.../...
Sanık Vekili 
Av.
EK:
1. Onanmış vekâletname örneği 
2. Doktor raporları 


Cezanın Ertelenmesi Sabıka Kaydı 

Cezanın ertelenmesi sabıka kaydı açısından ne sonuç doğurur sorusuna verilecek olan en net cevap kişinin ertelenmiş suçu sonrasında 5 yıl boyunca başka herhangi bir suç işleme mesi durumunda sabıka kaydına suç işlemez. Bir başka deyişle, ertelenmiş mahkumiyet sonrasında kişi 5 sene boyunca bir suç işlemez ise suç hiç işlenmemiş gibi sonuç doğurur ve sabıka kaydında herhangi bir değişiklik yapılmaz.

Cezanın Ertelenmesi Temyiz

Öncelikle, cezanın ertelenmesi temyiz edilebilir mi sorusundan kastedilen şeyin ertelenmesi söz konusu olan cezanın ertelenmesine itiraz durumu olduğunu belirtmekte fayda var. Cezanın ertelenmesine itiraz etmek mümkündür. Cezanın ertelenmesi temyiz edilebilir mi sorusuna verilecek olan ilk cevap evet şeklinde olacaktır. Şöyle ki istinaf mahkemesine yapılacak olan bir başvuru ile birlikte istinaf mahkemesi yerel mahkemenin verdiği kararı hem olay hem de şekil bakımından denetime tabi tutar. Ve buradan hareketle yerel mahkemenin kararı doğrultusunda ya da aksine yeni bir karar verir. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus istinaf mahkemesinin vermiş olduğu bu kararın da temyize açık olduğu gerçeğidir. Başka bir ifadeyle, istinaf mahkemesinin vermiş olduğu karar Yargıtay'da temyiz edilebilir ve bu suretle nihai karar ilan edilmiş olur. 

12 Ocak 2017 Perşembe

Tehdit Suçu ve Cezası

Tehdit suçu trafikte olsun iş hayatında olsun belki de günlük hayatımızda karşımıza en sık çıkan suç tiplerinden birisidir. Bu kadar yaygın olan bir suç tipinin pek tabi ki birçok farklı cezai yaptırımı mevcuttur. Bu durumun da bir sonucu olarak halkın büyük çoğunluğunda bir kafa karışıklığı yaratmış olacak ki hemen hemen her gün tehdit suçu ve tehdit suçu cezası hakkında sorularla karşılaşmaktayız. Gerek bu kafa karışıklığını giderebilmek gerek insanlara bu suç karşısında sahip oldukları yasal hakları anlatabilmek adına tehdit suçu cezası hususunda en sık karşılaştığımız soruları teker teker yanıtlamak yerinde olacaktır. Soruları kısaca sıralamak gerekirse: Tehdit suçu TCK içinde nasıl tanımlanır telefonla tehditin cezası nedir tehdit suçu şikayete tabi mi ölümle tehdit etmenin cezası nedir şantaj suçu ile tehdit suçu arasında ne fark vardır basit tehditin cezası nedir mesajla tehditin cezası nedir hakaret ve tehditin cezası nedir 

Tehdit Suçu TCK İçinde Nasıl Tanımlanır

Tehdit suçu TCK içinde nasıl tanımlanır sorusuna bir kişinin bir başkasının ya da bir yakınının hayatına vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik olarak bir saldırı düzenleyeceğinden bahisle çıkar elde etmeye çalışması fiili şeklinde cevap vermek en doğrusu olacaktır.

Telefonla Tehditin Cezası

Telefonla tehditin cezası nedir sorusuna verilecek olan en güzel cevap telefonla tehdit ile normal tehdit arasında herhangi bir fark yoktur şeklinde olacaktır. Tabi ki suçun ispatı hususunda telefonla tehditin daha kolay ispatlandigi söylenebilir. Ancak bu durum da telefon görüşmelerini izinsiz kayıt altına alma fiili nedeniyle başka bir suça neden olacaktır. 

Tehdit Suçu Şikayete Tabi Mi 

Tehdit suçu şikayete tabi mi sorusu belki de tehdit suçu cezası hususunda en sık karşımıza çıkan sorulardan birisidir. Tehditi yönelten kişinin mağdura malvarlığına ilişkin büyük bir zarar vereceğini söylemesi durumunda mağdurun şikayeti üzerine tehditi yönelten kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılır. Bunun sonucunda tehditi yönelten fail hakkında 6 ay hapis cezası ya da adli para cezası verilir. 

Ölümle Tehdit Etmenin Cezası Nedir 

Ölümle tehdit etmenin cezası nedir sorusuna verilecek olan en net cevap Türk Ceza Kanunu'nun 106. Maddesinde verilmektedir. Buna göre bir başkasının hayatına yönelik bir saldırıda bulunacağından bahisle tehdit eden şahıs 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

Şantaj Suçu ile Tehdit Suçu Arasında Ne Fark Vardır

Şantaj suçunun unsurları itibari ile tehdit suçuna bir takım benzerlikler gösteriyor olması tehdit suçu ile şantaj suçunun sık sık karıştırılmasına sebep olmaktadır. Tehdit suçu ile şantaj suçu arasındaki en belirgin fark hiç şüphesiz şantaj suçunda tehdit suçunun aksine suçun tek saiki haksız bir çıkar elde etmektir. Ayrıca mağdur üzerinden herhangi bir çıkar elde etmek amacıyla yasal bir hakkın (şantaj amacıyla) yasalara uygun olarak kullanılması ve şantajın mağdurunun işlediği bir suçun ya da ahlaka aykırı bir davranışının ortaya çıkarılması dahi şantaj suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Tehdit suçu ise daha ziyade mağdura yönelik doğrudan bir fiil işlenmesinden bahisle 
meydana gelen bir suç tipi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Basit Tehditin Cezası Nedir 

Basit tehditin cezası nedir sorusuna verilecek en güzel cevap bir kişinin bir başkasının malvarlığına yüklü miktarda zarar vereceği hususunda tehdit etmesi durumunda 6 aya kadar hapis cezası ve adlî para cezası söz konusudur şeklinde olacaktır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu çeşit malvarlığına dönük bir tehditin tehdit aşamasında kalması durumunda tehdite maruz kalan kişinin şikayetçi olması gerektiği gerçeğidir. Buna ek olarak, karşımıza en çok çıkan tehdit çeşitlerinden olan bir kişinin ya da yakınının hayatına veya cinsel dokunulmazlığına dönük olarak gerçekleştirilen tehditlerden de 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası söz konusu olur. 

Mesajla Tehditin Cezası Nedir 

Mesajla tehditin cezası nedir sorusuna verilecek olan en kapsamlı cevap mesajla tehditin normal hayatın akışı içerisinde yapılan tehditten herhangi bir farkı bulunmadığı şeklinde olacaktır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus mesajla tehditin ispat bakımından normal hayatın akışı içerisinde gerçekleşen tehditlerden oldukça farklı olduğu gerçeğidir. Çünkü mesajla tehditin yapısı itibari ile kolay kanıtlanacağı su götürmez bir gerçektir. Üstelik telefonla tehdit suçundan farklı olarak mesajla tehdit durumunda ispat etmek başka bir suça sebep olmaz.

Hakaret ve Tehditin Cezası Nedir 

Hakaret ve tehditin cezası nedir sorusuna verilecek olan cevap hakaretin ve tehditin mahiyetine göre değişiklik göstermektedir. Ancak hakaret ve tehditin beraber işlenmiş olması cezalarının da toplanması anlamı taşımaktadır. Örneğin bir kişi hakaret suçunun basit halini yani bir kimseyi küçük düşürme amacıyla onur ve şerefine saldırmak, sövmek, çirkin yakıştırmalarda bulunmak suçunu işlerse 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suça ek olarak aynı fail bir de mağdurun malvarlığına yönelik bir saldırıda bulunacağından bahisle bir tehdit suçu da işlerse bu suç sebebiyle de alacağı ceza mağdurun şikayet etmesi durumunda 6 aya kadar hapis cezası ve adlî para cezası şeklinde olacaktır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus bu örnekte verilen cezaların söz konusu suçların yanı tehdit ve hakaret suçlarının basit ya da nitelikli hallerinin işlenmesine göre değiştiği gerçeğidir. 

22 Aralık 2016 Perşembe

Uyuşturucu Suçu Cezası

Hemen hemen her ülkede toplumların kanayan bir yarası haline gelmiş olan uyuşturucu suçu oldukça caydırıcı cezai yaptırımlara rağmen bir türlü tam olarak önü alınamayan bir suç tipi olarak karşımıza çıkmaktadır. Oldukça çeşitli bir suç türü olması elbette ki kanun koyucunun uyuşturucu suçu hususunda birbirinden farklı cezalar ön görmesi sonucunu doğurmuştur. Uyuşturucu suçu kavramının çeşitli cezai yaptırımlara konu olması birçok insanda kafa karışıklığı oluşmasına sebep olmuştur. Bu durumu bize sık sık sorulan uyuşturucu suçu hakkındaki sorulardan da anlıyoruz. İşte bu noktada uyuşturucu suçu ile ilgili kafa karışıklığını gidermek adına bize sık sık sorulan soruları teker teker yanıtlamak oldukça faydalı olacaktır. Karşımıza çıkan soruları yanıtlamadan önce bu soruları kısaca ele alalım: uyuşturucu cezaları kaç yıl uyuşturucu madde satmanın cezası nedir uyuşturucu madde ticareti suçunun unsurları nelerdir uyuşturucu satmanın cezası 2017 yılında değişecek mi uyuşturucu bulundurmanın cezası nedir uyuşturucu cezaları 2017 yılında değişecek mi uyuşturucu suçu etkin pişmanlık kapsamında mı

Uyuşturucu Cezaları Kaç Yıl

Uyuşturucu cezaları kaç yıl sorusuna verilecek kesin ve net bir cevap bulunmamaktadır. Bunun en önemli sebebi uyuşturucu suçlarının çeşitli olması sebebiyle cezai yaptırımların farklı olmasıdır. Buradan hareketle, uyuşturucu suçu kapsamında her fiili ve bu fiillere bağlı cezai yaptırımları ayrı ayrı incelemek oldukça faydalı olacaktır. 2014 yılındaki yasa değişikliğine kadar uyuşturucu bulundurma ve kullanma suçu 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyordu. Ancak 2014 yılında yapılan değişiklik ile birlikte uyuşturucu bulundurmak ve kullanmak suçu 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Uyuşturucu maddeyi yurt içinde satmak, vermek, ulaştırmak, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmak 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve 20000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Uyuşturucu maddeyi üretmek, ithal etmek ya da ihraç etmek 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ve 20000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Buradan da anlaşılabileceği gibi kanun koyucu uyuşturucu suçu işleyen faillerin arasında keskin bir ayrıma gitmiştir. Yani uyuşturucu maddeyi üreten, yurtdışından alan, yurtdışına satan failler ile uyuşturucu maddeyi satan, satın alan, depolayan, kabul eden, satın alan failler arasında bir cezai yaptırım farkı ortaya konmuştur. Buna ek olarak uyuşturucu maddeyi sadece kullanmak için temin eden kimselere öngörülen cezanın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olması da kullanım amacıyla uyuşturucu alanlar ile bu tür maddeleri ticari amaçla kullananlar arasında kanun koyucu tarafından bir ayırım gözetildiği gerçeğine bize açık ve net bir biçimde göstermektedir. 

Uyuşturucu Madde Satmanın Cezası

Uyuşturucu satmanın cezası nedir sorusuna verilecek en güzel cevap 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve buna ek olarak 20000 gün süreli para cezası şeklinde olacaktır. Ancak uyuşturucu madde satışının bir çocuğa yapılması durumunda verilecek olan ceza 15 yıldan az olamaz. Bir başka deyişle, bir çocuğa uyuşturucu madde satmanın cezasının alt sınırı 15 yıl hapis cezasıdır. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus uyuşturucu maddenin yurtiçinde değil de doğrudan doğruya yurtdışına satılması durumunda kanun koyucu tarafından farklı bir cezai yaptırımın öngörülmüş olduğu gerçeğidir. Şöyle ki, uyuşturucu madde ithal eden veya ihraç eden kimse 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ve buna ek olarak 20000 günlük adli para cezası ile cezalandırılır. Keza uyuşturucu maddeyi yasalara aykırı bir şekilde üretmenin yani kanundaki ifadesiyle imal etmenin cezası da 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ve 20000 günlük adli para cezasıdır. 

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Unsurları Nelerdir 

Uyuşturucu madde ticareti suçunun unsurları ilgili kanun maddesinde açık ve net bir biçimde ortaya konmuştur. Buna göre, Türk Ceza Kanunun 188. maddesinde düzenlenmiş olan ve uyuşturucu madde imal ve ticareti başlığı altında yer alan uyuşturucu madde ticareti suçu kanun hükmünde ilk olarak "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden..." şeklinde tanımlanmaktadır. Buradan da anlaşılacağı gibi uyuşturucu maddeyi imal etmek, ithal etmek, ihraç etmek bu suçu tanımlayan ana unsurlar arasında yer almaktadır. Bununla beraber aynı kanun hükmünün 3. fıkrası bu suçun ülke sınırları içinde işlenme şeklini tanımlamakta olup tanımlamada şu fiilleri kullanmaktadır. Uyuşturucu maddeyi kanuna aykırı olarak; satmak, satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmak. Ve son olarak, Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde sarın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak başlığı altında tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu da şu eylemlerle tanımlanmaktadır: Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kanuna aykırı olarak; kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek. 

Uyuşturucu Satmanın Cezası 2017 Yılında Değişecek Mi

Öncelikle, uyuşturucu satmanın cezası 2017 yılında değişecek mi sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün değildir. Ancak geçmiş uygulamalar ve düzenlemeler ışığında bir tahminde bulunmak mümkündür. Şöyle ki, 2015 yılında yapılan ve çeşitli konuları kapsayan yargısal reformlar ve bu reformların farklı basın yayın organları tarafından abartılması halkın bir bölümünde uyuşturucu suçu cezası değişecek şeklinde bir beklenti oluşturmuştur. Bu konunun basın yayın organlarında sık sık ele alınması bu beklentiyi daha da üst seviyeye çıkarmıştır. Sonrasında 2016 yılındaki OHAL süreci ile beraber 38000 mahkumun salıverilmesini öngören Kanun Hükmünde Kararname ile halkın bir bölümünün kafası iyice karışmış ve uyuşturucu suçu cezası değişecek şeklinde bir algı yaratmıştır. Gerçekten de bir çok insan uyuşturucu suçu hususunda bu Kanun Hükmünde Kararnameden yararlanabilir miyim şeklinde sorular sormaktadır. Ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname uyuşturucu suçları ile birlikte bazı suçları kapsamamaktadır. Başka bir deyişle, uyuşturucu suçu işlemiş olan bir insanın 2016 yılında çıkarılan ve 38000 mahkumun salıverilmesini öngören Kanun Hükmünde Kararnameden yararlanması mümkün değildir. Bununla beraber, kanun koyucunun önceki tutumuna baktığımız zaman 1 yıldan 2 yıla kadar olan hapis cezasının 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çıkarılması uyuşturucu suçu özelinde bir yumuşama başka bir ifadeyle ceza indirimi olmayacak şeklinde yorumlanabilir. 

Uyuşturucu Cezaları Yeni Yasa ile Değişti Mi 

Bize en çok gelen soruların başında hiç kuşkusuz uyuşturucu cezaları yeni yasa ile Değişti mi sorusu gelmektedir. Burada yeni yasa ile kastedilen 2016 yılında çıkarılan ve 38000 mahkumun salıverilmesine ilişkin kanun hükmünde kararnamedir. Dolayısıyla bu soruya verilecek en net cevap hayır şeklinde olacaktır. Çünkü bu kanun hükmünde kararname içeriğinde açık ve net bir biçimde belirtildiği gibi uyuşturucu suçu ve beraberinde birçok suç çeşidi bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Peki neden? Büyük ihtimalle uyuşturucu suçu cezası kamu düzeni kaygısıyla bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır. Zaten dışarıda bırakılan diğer suçlara bakıldığı zaman kasten adam öldürme suçu, cinsel suçlar, terör suçları gibi suç çeşitlerini görüyoruz. Buradan hareketle, uyuşturucu suçu cezası kamu düzeni kaygısıyla bu düzenlemenin dışında tutulmuştur demek çok da yanlış olmayacaktır. 

Uyuşturucu Cezaları 2017 Yılında Değişecek Mi

Uyuşturucu cezaları 2017 yılında değişecek mi şeklinde de birçok soru görmekteyiz. Öncelikle, şunu belirtmek gerekir ki uyuşturucu cezaları 2017 yılında değişecek mi ve benzeri bir soruya kesin olarak cevap vermek teknik anlamda mümkün değildir. Ancak kanun koyucunun geçmiş tavırları, önceki uygulamalar bize bu soruya cevap verme hususta yol gösterici olabilirler. Şöyle ki, gerek 2016 yılında çıkarılan ve 38000 mahkumun salıverilmesini öngören Kanun Hükmünde Kararnamenin uyuşturucu suçu cezası almış failleri kapsam dışı bırakıldığı  gerek 2014 yılı gibi yakın bir tarihte bu suça ilişkin cezaların arttırıldığı göz önünde bulundurulursa uyuşturucu cezaları 2017 yılında değişmeyecek demek çok da yanlış olmayacaktır. 

Uyuşturucu Bulundurmanın Cezası

Uyuşturucu bulundurmanın cezası nedir sorusuna verilecek olan en güzel ve net cevap hiç şüphesiz 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde olacaktır. Zaten Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesi ve devamı hükümlerinden de açıkça anlaşılabileceği gibi uyuşturucu madde kullanma fiilinin de bulundurma fiilinin de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığı açık ve net bir biçimde görülmektedir. 

Uyuşturucu Suçu Etkin Pişmanlık

Uyuşturucu suçu etkin pişmanlık kapsamında mi sorusuna verilecek en net cevap evet şeklinde olacaktır. Fakat bu noktada dikkat edilmesi gereken husus kanun koyucunun etkin pişmanlık için bazı şartlar aradığı gerçeğidir. Şöyle ki, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapan kimse bu durumu resmi makamlar öğrenmeden önce resmi makamlara haber verirse ve bunun sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da haber veren kişinin iş ortakları yakalanırsa herhangi bir ceza verilmez. Bu duruma ek olarak kendi kişisel kullanımı için uyuşturucu madde satın almış olan kimse bu durumu resmi makamlar öğrenmeden önce resmi makamlara haber verirse ve bunun sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da satın aldığı kişiler yakalanırsa herhangi bir ceza söz konusu olmaz. Ayrıca, resmi makamlar öğrendikten sonra haber verip diğer faillerin yakalanmasına yardım eden kişi yardımının niteliğine göre ceza indiriminden yararlanır. Bu ceza indirimi failin yapmış olduğu yardımın ne kadar fayda sağladığına göre yüzde 25'ten yüzde 50'ye kadar olabilir. Ve son olarak, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi sadece kendi kişisel kullanımı için bulunduran kişi, kendisi hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlardan tedavi talep ederse hakkında herhangi bir cezai işlem uygulanmaz.