27 Nisan 2016 Çarşamba
Dolandırıcılık Suçu Cezası
9 Nisan 2016 Cumartesi
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ne Demek
Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Cezası
8 Nisan 2016 Cuma
Taksirle Yaralama Cezası
Taksirle Yaralama Suçu Cezası
Cinsel Suçlar Ceza
Nitelikli Cinsel İstismarın Cezası
Cezayı Arttıran Unsurlar
Cinsel Suçlarda İspat
3 Nisan 2016 Pazar
Cinsel Taciz Suçu Cezası
Sözlü olsun yazılı olsun herhangi bir hareketle olsun bir mesajla olsun taciz suçu günümüzde bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimi gösteren bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu artış kamuoyunda cinsel tacizin ispatı nasıl yapılır, çocuğa cinsel tacizin cezası nedir, telefonla cinsel tacizin cezası nedir, cinsel tacizciler ne kadar ceza alır, sözlü tacizin cezası nedir, TCK cinsel suçlar üzerinde bir düzenleme yaptı mı gibi pek çok sorunun sorulmasına sebep olmakla birlikte ne yazık ki pek çok kişi bu noktadaki haklarını ve bu suçun hukuki sonuçlarını bilmekten çok uzaktır. Pek tabii ki bu suçun son yıllarda çizdiği artış grafiği teknolojinin ilerlemesi sonucu rapor edilen vaka sayısındaki artışın ya da kadınların ve çocukların haklarının bilincine daha çok varması olarak ta gösterilebilir, bu ayrı bir tartışma konusudur, ancak ortada bir gerçek vardır ki taciz günümüzde özellikle kadınların ve çocukların sık sık karşı karşıya kaldıkları ve kesinlikle cezai yaptırımlarla önlenmesi gereken bir suç çeşididir. Bu suçun önlenmesi için Türk Ceza Kanunu bu suçu en ince ayrıntısına kadar tanımlayarak çeşitli cezai yaptırımlar ortaya koymuştur. Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesi cinsel taciz suçunu açık ve net bir biçimde düzenlemektedir. Buna göre cinsel tacizin soruşturulması mağdurun şikayeti üzerine yapılır. Yani mağdur şikayet etmezse soruşturma başlatılmaz. Yine aynı hükme göre taciz eden kişinin suçlu bulunması halinde fail 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına ve adli para cezasına mahkum olur. Ancak kanun koyucu burada çocukları korumak amacıyla cinsel taciz suçunun çocuklara karşı işlenmesi durumunda daha fazla bir ceza öngörmektedir. Bu durumda yani cinsel taciz suçu bir çocuğa karşı işlendiği takdirde fail 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Buna ek olarak, aynı kanun maddesinin 2. fıkrası kamu görevlisi olmanın verdiği avantajları ve güvenceyi kullanılarak bu suçun işlenmesini önlemek amacıyla kamu görevlileri için ayrı bir düzenleme içermektedir. Buna göre kamu görevlisi olan şahıslar görevlerini ve yetkilerini kötüye kullanarak bu suçu işlerlerse verilecek olan ceza yarı yarıya arttırılmaktadır. Ayrıca, bu durumda yani kamu görevlisinin tacizine maruz kalan mağdur bu sebeple işini, okulunu ya da ailesini bırakmak zorunda kalmışsa verilecek ceza 1 yıldan az olamaz. Bununla beraber, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişilerin bu durumlarını suistimal ederek bir kişiye karşı cinsel taciz suçunu işlerlerse yine verilecek olan ceza yarı yarıya arttırılır ve yine bu sebepten dolayı mağdur işini, okulunu ya da ailesini bırakmak zorunda kalmışsa verilecek ceza 1 yıldan az olamaz. Buna ek olarak, fail teknolojinin nimetlerinden faydalanmak suretiyle, posta, telefon, akıllı cihaz, bilgisayar ve benzeri kitle iletişim araçlarını kullanarak bir kişiyi taciz etmişse yine verilecek ceza yarı yarıya arttırılır ve mağdur bu sebeple okulunu, işini ya da ailesini terk etmek zorunda kalmışsa verilecek ceza en az 1 yıl olmak zorundadır. Bunun yanında, cinsel taciz suçu teşhir yoluyla işlenmişse verilecek olan ceza yüzde 50 oranında arttırılır ve bu sebeple mağdur okulunu, işini ya da ailesini terk etmek zorunda kalmışsa verilecek olan ceza en az 1 yıl olmak zorundadır. Görüldüğü üzere, cinsel taciz suçu TCK tarafından etraflıca düzenlenmiş ve caydırıcılığı tartışmalı olsa da belli başlı cezai yaptırımlara tabi tutulmuştur. Cinsel tacizin cezası nedir sorusuna cevap verdikten sonra cinsel taciz suçunun kanun hükmündeki mahiyetini incelemek yararlı olacaktır. Kanuna hukuki anlamda bakacak olursak, taciz suçunu düzenleyen 105. madde öncelikle kişinin özgürlüğünü koruma amacını taşımaktadır. Cinsel taciz suçu, kamuoyunda yanlış veya eksik bilinen bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple, cinsel taciz suçu TCK tarafından detaylı bir biçimde tanımlanmıştır. Bu bakımdan cinsel taciz suçunun TCK içerisindeki tanımını ve mahiyetini incelemek yararlı olacaktır.
Hemen hemen herkesin bildiği ancak toplumun büyük çoğunluğu tarafından yanlış ya da eksik bilinen cinsel taciz suçu Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinin gerekçesinde mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlar şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılabileceği gibi toplumun genelinin düşüncesinin aksine bir kişiye onun rızası olmaksızın doğrudan fiziki temasta bulunmak cinsel taciz değil cinsel saldırı niteliği taşımaktadır. Cinsel taciz laf atma, cinsel içerikli şarkı veya türkü söyleme, mektupla ya da elektronik mesajlaşma tekniklerinden herhangi birisini kullanarak cinsel içerikli sözler yazmak, el kol hareketleriyle veya cinsel organı gösterme şeklinde olabilir. Cinsel taciz nedir sorusunu cevaplandırdıktan sonra cinsel taciz suçu hakkında bilinen yanlışları düzeltmek oldukça faydalı olacaktır. Dokunma ve benzeri doğrudan fiziki temas cinsel taciz değildir. Toplumun genelinde cinsel taciz suçu hakkında bir başka doğru bilinen yanlış ise cinsel taciz suçunu sadece erkeklerin işleyebileceğidir. Hukuken cinsel taciz suçunun faili kadın da olabilir erkek te olabilir. Bu durumda cinsel taciz suçunun mağduru herkes olabilir. Yani cinsel taciz mağduru kadın da olabilir erkek te olabilir. Kanun bu konuda bir sınırlama öngörmemiştir. Kanun koyucunun bu tavrı da kadın-erkek eşitliği açısından olumlu olarak değerlendirilebilir. Son yıllarda yeni teknolojilerin ortaya çıkmasıyla beraber cinsel taciz nedir sorusu daha geniş cevaplanması gereken bir soru halini almıştır. Çünkü gelişen teknolojinin nimetlerinden yararlanan birçok kötü niyetli insan hukuki literatürde olmayan yeni suçlar işlemekte oldukça hevesli davranmaktadır. Bu bakımdan, 105. maddenin günümüz için güncel olmakla beraber ileriki dönemde güncellenmesi her kanun hükmünde olduğu gibi kaçınılmaz bir hal alabilir.
Bilindiği gibi, cinsel tacizin ispatı oldukça zordur. Cinsel taciz durumunda mağdurun yapması gereken ilk şey varsa bir şahitle beraber polise durumu bildirmektir. Şahit yoksa bile mağdur tek başına polise durumu bildirebilir, şikayette bulunabilir.
Öncelikle, cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Yani mağdur şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı gibi mağdur 6 ay içerisinde şikayette bulunmazsa zamanaşımı söz konusu olur ve yine soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Yani cinsel taciz suçu zamanaşımı 6 aydır. Buna ek olarak, cinsel taciz suçunun zamanaşımı olan 6 aylık süre mağdurun failin kim olduğunu ve fiili öğrendiği gün başlar. Ayrıca, şikayete hakkı olan kişilerden birisi cinsel taciz suçunun zamanaşımı olan 6 aylık süreyi geçirirse şikayete hakkı olan diğer kişilerin hakları düşmez. Buna ek olarak, mağdurun vazgeçmesi davayı kesin olarak düşürür, ancak, hüküm verildikten sonra vazgeçilmesi durumunda ceza infaz edilir. Yani fail cinsel taciz sebebiyle herhangi bir cezaya mahkum olursa ve hüküm kesinleşirse sonrasında mağdurun vazgeçmesi bile cezaya engel olmaz. Bununla beraber, bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, iştirak halinde bir cinsel taciz durumunda mağdurun sanıklardan biri hakkındaki şikayetini geri çekmesi diğer sanıkları da kapsar. Yani birden fazla kişinin aynı anda tacizine maruz kalmış bir kişi bu suçu işlemiş olan faillerden biri hakkında şikayetinden vazgeçerse diğer sanıklar hakkındaki şikayet te düşmüş sayılır.
Cinsel Taciz Nedir?
Cinsel Tacizin İspatı
Bilindiği gibi, cinsel tacizin ispatı oldukça zordur. Cinsel taciz durumunda mağdurun yapması gereken ilk şey varsa bir şahitle beraber polise durumu bildirmektir. Şahit yoksa bile mağdur tek başına polise durumu bildirebilir, şikayette bulunabilir.
Cinsel Taciz Suçu Zamanaşımı
12 Mart 2016 Cumartesi
Türkiye'de Çalışma İzni Alma
Belki yeni bir hayata başlamak için belki geçmişe sünger çekip yepyeni bir sayfa açmak için belki daha çok gelir elde edebilmek için belki de savaştan kaçıp canını kurtarmak için birçok insan doğup büyüdükleri ülkeleri geride bırakarak başka bir ülkede yepyeni bir hayata yelken açıyor. Bu durum da beraberinde birçok sorunu getiriyor. Bu sorunların başında da oturma izni almak vatandaşlık almak ve çalışma izni almak geliyor. Özellikle Türkiye'ye çalışma amacıyla gelen hemen hemen herkesin kafasındaki en önemli sorular yabancılar için çalışma izni nasıl çıkarılır, yabancıların Türkiye'de çalışma izni nereden alınır çalışma izni başvuru dilekçesi nasıl hazırlanır çalışma izni şartları nelerdir şeklindedir. Bu soruları göz önünde bulundurarak çalışma izni alma şartları 2016 yılında değiştirildi şeklinde çeşitli basın yayın organlarında yer alan dedikoduları bir kenara bırakacak olursak bu sorulara adım adım cevap vermek yerinde olacaktır.
Öncelikle, çalışma izni almak isteyen yabancı ülke vatandaşlarının yapması gereken ilk işlem başvuru yapmaktır. Bu başvuru işlemi Türkiye'den yapılabileceği gibi yurt dışından da yapılabilmektedir. Başvuru yapabilmek için çalışma izni almak isteyen yabancı ülke vatandaşının ikamet ettiği ülkede bulunan herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti temsilciliğine Türkiye'de iş yapacağına dair bir belge olarak iş sözleşmesi, atama belgesi ya da iş ortaklığı sözleşmesi ile birlikte müracaat etmesi gerekmektedir. Sonrasında, Türkiye'de çalışma izni alma amacıyla yapılan bu başvurunun geçerli olabilmesi için Türkiye'deki işverenin ya da iş ortağının başvuru tarihinden itibaren 10 iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na fiziksel ya da elektronik posta göndermek suretiyle başvuru yapması ve gerekli belgeleri sunması gerekmektedir. Bu şekilde başvuru yapmış ve başvurusu kabul edilen yabancı ülke vatandaşının en geç 90 gün içinde Türkiye'ye giriş yapması zorunludur. Aksi takdirde başvuru geçersiz sayılmaktadır. Peki çalışma izni alma süresi nedir çalışma izni almak ne kadar sürer? Öncelikle bakanlık başvuru tarihinden itibaren 30 gün içinde başvurunun kabul edilip edilmediğini taraflara yani işverene ve yabancı ülke vatandaşına bildirir. Yani çalışma izni alma başvurusu 30 gün içinde sonuçlanmış olur.
Türkiye'de çalışma izni alma konusunda bazı yabancılar avantajlı konumdadır. Bu avantajlar Türkiye'nin diğer ülkelerle yapmış olduğu ikili anlaşmalardan kaynaklanabileceği gibi yabancıların Türkiye'de kazanmış oldukları haklardan da kaynaklanabilmektedir. Örneğin başvuru yapılan tarihten itibaren en az 6 ay oturma izni hakkı elde etmiş olan yabancılar, yabancıların varsa iş ortakları ya da yabancıların işverenleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na müracaat etmek suretiyle çalışma izni talep edebilirler. Buradan hareketle, oturma izni olan yabancıların belli şartlar çerçevesinde Türkiye'de oturma izni alma hususunda avantajlı oldukları söylenebilir.
Türkiye'de çalışma izni için başvuru yapan yabancı ülke vatandaşlarının başvuru yapabilmek için bazı belgelere sahip olmaları gerekmektedir. Peki çalışma izni için gerekli belgeler nelerdir? İlk olarak, Türkiye'den yapılacak başvurular için başvuru tarihinden itibaren en az 6 aylık bir süre için geçerli oturma izni örneği Türkiye'de çalışma izni talep eden yabancı ülke vatandaşının sahip olması gereken belgelerden bir tanesidir. Bu belge elektronik başvuru sırasında internet üzerinden tarayıcı vasıtasıyla gönderilecek bir evrak olma özelliği taşımaktadır. Buna ek olarak, Türkiye'de çalışma izni talebiyle başvuru yapacak olan yabancı ülke vatandaşının oturma izni olmaması durumunda ikamet ettiği Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine Türkiye'de çalışacağı iş yeri ile olan iş sözleşmesi ya da bu sözleşmeyi ispat eden bir belgeyi sunması gerekmektedir. Türkiye'de oturma izni olan yabancı ülke vatandaşları söz konusu başvuruyu doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yapabilmektedirler. Bunun yanında, başvuru esnasında yabancının pasaportu da gerekmektedir. Pasaportun bazı özel durumlarda yeminli tercüman tarafından çevirisi de talep edilebilmektedir. Örneğin pasaportun üzerindeki yazıların Latin Harfleri ile yazılmamış olduğu durumlarda pasaporta ek olarak pasaport üzerindeki yazıların yeminli tercüman tarafından çevirisi talep edilebilmektedir. Ayrıca yabancı ülke vatandaşının Türkiye'de çalışacağı iş koluna yönelik kendi ülkesinde almış olduğu diplomanın yeminli tercüman tarafından Türkçe'ye tercümesi de talep edilmektedir. Diplomayı ispata yönelik talep edilen bu belgede elektronik başvuru sırasında internet vasıtasıyla gönderilmesi gereken belgeler arasında yer almaktadır.
Çalışma izni talep eden bir yabancıyı istihdam edebilmek amacıyla başvuru yapabilmek için bir takım belgelere ihtiyaç vardır. Öncelikle, ıslak imzalı başvuru dilekçesi çalışma izni için gerekli evrakların başında gelmektedir. Bunun yanında, ıslak imzalı yabancı personel başvuru formu da çalışma izni için gerekli belgeler arasında yer almaktadır ki bu belgede başvuru yapan yabancının varsa yabancının iş ortağının ya da işvereninin ıslak imzası olmaması durumunda başvuru işlemi doğrudan geçersiz sayılır. Buna ek olarak, yabancının işe gireceği kuruluşun kurumsal yapısını ve bazı gelir bilgilerini gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi de çalışma izni için gerekli belgeler arasında gösterilebilir. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi başvuru esnasında internet üzerinden gönderilecek bir belgedir. Bunun yanında, çalışma izni talep eden yabancı ülke vatandaşının çalışmak istediği kurumun mali tablosunu gösteren son yıla ait kar-zarar bilançosu da çalışma izni için gerekli evraklar arasındadır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, bu kar-zarar bilançosunun vergi dairesi veya yeminli bir mali müşavir tarafından onaylı olması gerektiğidir. Ayrıca, yabancının çalışmak istediği kurumu temsil eden kişinin o kurumda çalıştığını ispatlayan belge ya da noter onaylı vekaletname de kurumun başvuru esnasında sunması gereken bir diğer gerekli belge olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, bazı spesifik alanlarda istihdam edilmek istenen yabancılar için (mimarlık, müteahhitlik, danışmanlık, mühendislik gibi) aynı kurumun aynı alanlarda bir Türk vatandaşını da istihdam ettiğini belgeleyen ücret bordrosu da elektronik başvuru esnasında kurum tarafından internet vasıtasıyla gönderilmesi gereken evraklardan bir tanesidir.
Çalışma izni belli bir süre için verilir ve bu süre dolduktan sonra yabancı ülke vatandaşı Türkiye'de çalışmaya devam etmek istiyorsa çalışma iznini uzatması gerekir. Bu durumda yabancı ülke vatandaşının ya da işvereninin doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvuru yapması gerekmektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus yabancı çalışma izni uzatma başvurularının sadece elektronik ortamda yapılabilir olmasıdır. Yani Türkiye'de çalışmaya devam etmek isteyen yabancı ülke vatandaşının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na online başvuru yapması gerekmektedir. Buna ek olarak, yabancı ülke vatandaşının çalışma iznini uzatma başvurusunu çalışma izninin bitiminden geriye doğru 2 ay içinde yapması gerekmektedir. Pratikte, çalışma izninin bitiminden 15 gün içinde yapılan başvurular işleme alınmaktadır. Bu süreden sonra yapılan başvurular ise ilk defa çalışma izni için başvuru yapan yabancı ülke vatandaşlarına uygulanan standart prosedüre tabi olur ki bu durum da Türkiye'de daha önce çalışma hakkı elde etmiş olan yabancı ülke vatandaşının sahip olduğu avantajı kullanamayacağı anlamını taşımaktadır. Buradan hareketle, başvurunun zamanında yapılması çok önemlidir denilebilir. Tabi ki bu başvurunun yapılabilmesi için hem yabancı ülke vatandaşının hem de Türkiye'deki işvereninin bir takım belgeler sunması gerekmektedir. Peki yabancı çalışma izni uzatma gerekli belgeler nelerdir?
Öncelikle yabancı personel çalıştıran bir kurumun yabancı personelinin çalışma iznini uzatabilmek için çalışma iznini uzatmaya dönük irade beyanını bildiren bir başvuru dilekçesi gerekmektedir. Bu dilekçe de diğer bazı belgeler gibi ıslak imzalı olmak zorundadır. Bunun yanında, ıslak imzalı yabancı personel başvuru formu da yabancı çalışma izni uzatma gerekli evraklar arasındadır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus ıslak imzasız olan başvuru formlarının işleme alınmayacağıdır. Ayrıca kurumun başvuru için sahip olması gereken bir diğer önemli belge ise kurumsal yapıda değişiklik olması halinde kuruma ait en son finansal ve kurumsal yapıyı gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, çalışma iznini uzatmak isteyen yabancı ülke vatandaşının Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalı sicil numarası ve kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu sicil numarası da çalışma izni uzatma için gerekli belgeler arasındadır. Kuruma ait Sosyal Güvenlik sicil numarasının talep edilmesinin sebebi kurumun çalıştırdığı yabancı ülke vatandaşına karşı olan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin anlaşılabilmesi olarak gösterilebilir. Söz konusu bilgiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından internet ortamındaki veri tabanı üzerinden kontrol edilecektir. Ve son olarak, yabancı ülke vatandaşını çalıştırmaya devam etmek isteyen kurumu temsil eden kişiye ait vekaletname ya da kişinin o kurumda çalıştığını gösteren bir belge de kurumun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na sunması gereken belgeler arasında yer almaktadır.
Şüphesiz daha önce çalışma izni almış olan bir yabancı ülke vatandaşının durumu Türkiye'de ilk defa çalışma izni alacak bir yabancı ülke vatandaşının durumundan daha avantajlıdır. Bu durum hem başvuru sürecinde hem bürokratik işlemlerin ilerleme düzeyinde hem de gerekli belgelerin toplanabilmesi noktasında geçerlidir. Bu noktada mühim olan daha önce Türkiye'de çalışma izni hakkını kazanan yabancı ülke vatandaşının belirtilen süreyi aşmadan, yabancı çalışma izni uzatma belgeleri ile beraber Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvuru yapmasıdır. Esasında, yabancı çalışma izni uzatma belgeleri ile yabancı işçi çalışma izni için gerekli evraklar çok büyük bir farklılık göstermemektedir. Ancak gerek ufak farklılıkların gözden kaçırılmaması adına gerekse yabancı çalışma izni uzatma belgeleri nelerdir sorusunu daha detaylı cevaplandırabilmek adına söz konusu belgelerin teker teker üzerinde durmak son derece faydalı olacaktır.
Her şeyden önce Türkiye'de çalışmaya devam etmek isteyen yabancı ülke vatandaşının pasaportu bu işlemin yapılabilmesi adına olmazsa olmazdır. Bu işlemde kimlik olarak kullanılacak olan pasaportun bazı durumlarda yeminli tercüman tarafından çevirisi de talep edilebilmektedir. Bunun en yaygın örneği hiç şüphesiz pasaportun üzerinde Latin Alfabesi ile yazılmamış yazılar bulunması durumudur. Pasaporta ek olarak, başvuru esnasında elektronik olarak taratılıp internet üzerinden gönderilecek olan önceki çalışma izni belgesi ve üst yazısı da yabancı çalışma izni uzatma belgeleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yabancı ülke vatandaşına verilmiş olan çalışma izni sürelerini belirten oturma izni de yabancı izni uzatma belgeleri arasındadır ki bu belge de elektronik başvuru sırasında taratılarak internet üzerinden gönderilecektir. Ve son olarak, Türkiye'de çalışma iznini uzatmak isteyen yabancı ülke vatandaşı mimarlık, mühendislik gibi iş kollarında çalışıyorsa mesleğine ait meslek odasının geçici üyeliğini ispatlayan belgeyi de başvuru esnasında sunması gerekmektedir.
Çalışma İzni Alma Şartları
Çalışma İzni İçin Gerekli Belgeler
Yabancı İşçi Çalışma İzni İçin Gerekli Evraklar
Yabancı İşçi Çalıştırma Gerekli Evraklar
Yabancılar Çalışma İzni Uzatma
Yabancı Çalışma İzni Uzatma Gerekli Evraklar
Kurumdan İstenen Belgeler
Yabancı Çalışma İzni Uzatma Belgeleri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)